4.Sınıf Türkçe Yapım -Çekim Ekleri Konu Özeti İndir 58 : ETKİNLİKHANE.COM

EKLER
Sözcüklerin kök veya gövdelerine gelerek onların cümledeki görevlerini belirleyen, onlara değişik anlamlar katan ya da onlardan yeni sözcükler türeten ses veya ses birleşimlerine ek (takı) denir.

Ekler çekim eki ve yapım eki olmak üzere temelde ikiye ayrılır.

A. ÇEKİM EKLERİ

Çekim ekleri fiil çekim ekleri ve isim çekim ekleri olmak üzere ikiye ayrılır. Fiil çekim eklerini “fiiler” konusunda gördüğümüz için burada sadece isim çekim eklerine değineceğiz.

Şimdi isim çekim eklerini anlamlarıyla görelim.
İSİM ÇEKİM EKLERİ

İsim soylu sözcüklere gelerek onlara cümlede görev ve anlam kazandıran eklerdir.

1. Çokluk Eki

Asıl işlevi isimlerin sayı bakımından çokluğunu bildirmektir.

Okullar, evler, insanlar, çiçekler, sular…

Çokluk eki, bu işlevinin dışında eklendiği sözcüğe değişik anlamlar da kazandırır.

“Türkler köklü milletlerdendir.”

cümlesine “millet” anlamı,

“Beş yaşlarında bir çocuğu var.”

cümlesine “yaklaşık” anlamı,

“Bu akşam Bülent Beyler bize gelecekler.”

cümlesine “aile” anlamı,

“Akşamları erken yatmayı severim.”

cümlesine “her” anlamı katmıştır.

2. Hâl (Durum) Ekleri

İsim soylu sözcüklere gelerek onların yüklemle ya da diğer sözcüklerle ilgilerini sağlayan eklerdir.

a. – i hâl eki (belirtme hâli) : İsimlere getirilen “-ı, -i, -u, -ü” ekidir.

“Ses – i duydum.”

“Okul – u bitirdim.”

cümlelerinde kullanılan eklerdir. Fiilin neyi etkilediğini gösterir. Fiile sorulan “kimi, neyi” sorularına cevap verir.

b. – e hâl eki (yönelme hâli) : İsme getirilen “-a, -e” hâl ekidir.

“Okula dün gitmedim.”

cümlesinde yer bildirir.

“Akşama size geleceğiz.”

cümlesinde zaman bildirir; zarf yapar.

c. – de hâl eki (bulunma hâli) : İsme getirilen “-da, -de, -ta, -te” ekidir.

“Durakta otobüs bekliyor.”

cümlesinde yer bildirir.

“İki saattir ayakta duruyor.”

cümlesinde durum bildirerek zarf yapmış.

“Beşte gidelim sinemaya.”

cümlesinde zaman bildirerek zarf yapmış.

“Onlar sanatın gözde kişileridir.”

cümlesinde eklendiği sözcüğün anlamını değiştirmiş ve sıfat yapmış. “-de” hâl eki bu durumda yapım eki olmuştur.

“Tarlada adam boyunda mısırlar vardı.”

cümlesinde sıfat yapmış ancak yapım eki olmamıştır.

d. – den hâli (çıkma durumu) : İsme getirilen “-dan, -den, -tan, -ten” ekidir.

“Dükkândan az önce çıktı.”

cümlesinde yer bildirmiş.

“İzmir’e akşamdan gidelim.”

cümlesinde zaman bildirmiş.

“Sıradan kitaplar sana bir şey kazandırmaz.”

cümlesinde eklendiği sözcüğün anlamını değiştirerek sıfat yapmış ve yapım eki olmuş.

“Kitaptan daha iyi dost olur mu?”

cümlesinde karşılaştırma bildirmiş.

“Hastalandığından okula gelememiş.”

cümlesinde neden bildirmiş.

e. Yalın hâli : İsimlerin hâl eki almamış şeklidir. İsimler hâl ekleri dışındaki çekim eklerini aldıklarında yalın hâlden çıkmaz.

“Çiçek, evler, okulumuz, kitap, ağaç…”

3. Eşitlik Eki

İsim soylu sözcüklere gelip onlara değişik anlamlar katan ve anlama bağlı olarak onları sıfat, zarf yapan – ce , -ca (-çe, -ça) ekleridir.

“Böyle çocukça davranmamalısın.” (benzerlik)

“Ailece tatile gittik.” (topluluk, birlikte)

“Benden boyca uzunsun”. (karşılaştırma, bakımından)

“Bence sen de haklısın.” (görelik, kanaat)

“Masraflarınız şirketimizce karşılanacak.” (tarafından)

4. İyelik Eki

Eklendiği ismin bir şahsa ya da nesneye ait olduğunu gösteren ektir. Aitlik ilgisini, kendinden önceki bir sözcüğe ya da söz öbeğine bağlayarak bildirir. Altı şahsa göre çekimlenir.

(benim)

(senin)

(onun)

(bizim)

(sizin)

(onların)
defter – im

defter – in

defter – i

defter – imiz

defter – iniz

defter – leri
silgi – m

silgi – n

silgi – si

silgi – miz

silgi – niz

silgi – leri

İyelik eklerini benzer eklerle karıştırmamak gerekir. Örneğin iyilik üçüncü tekil kişi eki ile belirtme hâli eki karıştırılabilir.

“Ev- i yeni aldık.” (o evi)

“Ev- i çok büyükmüş.” (onun evi)

Bu iki sözcükte de “-i” eki var. Hangisi iyelik, hangisi hâl anlamak için şu soruyu sorabiliriz:

“Kimin evi?”

Bu soruyu sorduğumuzda ikinci cümlenin cevap verdiğini ve “Onun evi büyükmüş.” şeklinde söylenebildiğini görüyoruz. Öyleyse “-i” eki ikinci cümlede iyelik eki, birinci cümlede ise “Neyi aldık?” sorusuna cevap verdiğinden “-i” hâl eki olarak kullanılmıştır.

Ayrıca “-i” eki almış sözcüğün başına “onun” sözcüğü getirerek de bunu anlayabiliriz.

(Onun) “Ev – i yeni aldık.”

olmuyor, ama

(Onun) “Ev – i çok büyükmüş.”

oluyor. Demek ki ikinci cümledeki “-i” eki, iyelik ekidir.

5. İlgi Ekleri

İyelik ekiyle çok sıkı biçimde ilgisi olan bir ektir. Eklendiği isme ait olan başka bir sözün varlığını gösterir. Bağlı olduğu isim ilgi ekli isimden sonra gelir.

Ben – im

Sen – in

O – nun

Biz – im

Siz – in

Onlar – ın
kitabım

kitabın

kitabı

kitabımız

kitabınız

kitapları

B. YAPIM EKLERİ

İsim ve fiillerin kök veya gövdelerine gelerek onlardan başka isim ya da fiil türeten eklerdir.

Burada kök sözünü de açıklamakta fayda var.

Kök

Bir sözcüğün anlamı ve yapısı bozulmadan parçalanamayan en küçük parçasıdır.

Köklerde yapım eki bulunmaz, ancak çekim eki bulunabilir. Örneğin;

“Ağaçlarımız” sözcüğünde “ağaç”, sözcüğün, anlamlı ve parçalanamayan en küçük parçasıdır. “lar” çokluk ekidir; yani isim çekim ekidir.

“-(ı)-mız” eki iyelik ekidir; yani isim çekim ekidir.

Öyleyse bu sözcük yapım eki almamıştır, kök hâlindedir.

Kökler iki türde bulunur: İsim kökleri ve fiil kökleri.

“Baktı” sözcüğündeki kök “bak-” fiil kökü; “tuzluk” sözcüğünün kökü olan “tuz” isim köküdür.

Sözcüğün köküyle, ek aldıktan sonraki şekli arasında mutlaka bir anlam ilgisi olmalıdır.

“Balıkçılık” kelimesinin ek ve köklerine “balık-çı-lık” şeklinde ayrılır. Yoksa “balık” kelimesi bölünüp de köküne “bal” denemez. Çünkü “bal” kelimesi ile “balık” kelimesi arasında anlamca bağlantı yoktur.

Sözcüğün yapım eki aldıktan sonraki durumuna gövde denir.

Bir sözcük birden çok yapım eki alabilir. İlk yapım eki köke diğerleri gövdeye eklenir.

Çekim Ekiyle Yapım Ekinin Farkları

Çekim ekleri eklendiği sözcüğün anlamında bir değişiklik yapmaz; yapım ekleri ise anlamı, köke bağlı olmak şartıyla, değiştirir. Örneğin;

“Kitabı aradım.”

cümlesindeki “kitap” sözcüğü “sayfalardan oluşan ve okunan nesne” anlamındadır. “-i” hâl ekini alarak “kitabı” şekline geldiğinde de anlamı değişmemektedir.

“Kitapçı aradım.”

cümlesinde ise “sayfalardan oluşan ve okunan nesne” olan “kitap” sözcüğü “-cı” yapım ekini alarak bu anlamını yitirmiş, “kitap satılan yer” anlamına gelmiştir. Yani “kitap”la bir anlam ilgisi vardır; ama yeni bir sözcük oluşmuştur.

Çekim ekleri bir sözcüğe yapım ekinden sonra eklenir. Yani önce yapım ekleri, sonra çekim ekleri gelir. İstisnaları olsa da bu genel bir kuraldır.

Ek ve kök hakkındaki bu genel bilgilerden sonra şimdi eklerin önemlileri üzerinde durabiliriz.

1. İsimden İsim Yapan Ekler

İsim kök veya gövdelerine gelerek onlardan yeni isimler türeten eklerdir. Ancak bu sözcükler sıfat, zarf gibi görevlerde de kullanılabilir.

“Kiralık ev vardır.

“Sulu yemeleri çok sever.”

“İşsiz insanlara yardımcı oluyordu.”

“Büyüyünce futbolu olacakmış”

“Sınıflara üçer kişi alalım.”

2. İsimden Fiil Yapan Ekler

İsim kök veya gövdelerine gelerek onlardan fiil türeten eklerdir.

“Bahçedeki çiçekleri suladı.”

“Hastamız nihayet düzeldi.”

“Arabanın çamurluğu eğrildi.”

“Dudağın kanamış.”

“Çocuğunu görünce gözleri yaşardı.”

“Kulağına ne fısıldadı?”

“Bugün çok geciktin”

“Sonbaharda yapraklar sararır.”

3. Fiilden İsim Yapan Ekler

Fiil kök veya gövdelerine gelerek onlardan isim türeten eklerdir. Bunlar da cümlede sıfat, zarf görevlerinde kullanılabilir.

“Otobüs durakları yenileniyor.”

“Ders çalışmak için istek gerekir.”

“Asırlardır bir yığın dertle uğraşıyoruz.”

“Evrenin mayası sevgi değil midir?”

“Senin alıngan olduğunu unutmuşum.”

“Dalgıçlar batan gemiyi arıyor.”

“Okuyucu eserin kalitesini bilir.”

“Yazı yazmakta ustalaşmıştı.”

“Artık elektriklerde kesinti olmayacak.”

“Bu dağlar arsında geçit var mı?”

4. Fiilden Fiil Yapan Ekler

Fiil kök veya gövdelerine gelerek onlardan yeni fiiller türeten eklerdir.

“Masadan düşen vazo kırıldı.”

“Kurşun sesiyle ortalık karıştı.”

“İnşaatı iki yılda bitirdi.”

“Küçük köpek, konuklara saldırdı.”

“Bakkaldan kendine gazete aldırttı.”

“Bahçedeki çiçekleri koparmışlar.”

“Savcı bütün dosyaları inceletti.”

SÖZCÜĞÜN YAPISI

Sözcüğün yapısını üç grupta inceleyebiliriz: Basit sözcük, türemiş sözcük, birleşik sözcük.

1. Basit Sözcük

Yapım eki almayan sözcüklerdir. Bu tür sözcükler çekim eki almış olabilir. Yapım eki almadıklarından bunlar daima kök hâlinde bulunur.
“Dün burada hava çok sıcaktı.”

“İnsanlar kitabı her şeyden çok sevmeli.”

cümlelerindeki bütün sözcükler basit yapılıdır. Çünkü bu sözcükler yapım eki almamıştır, sadece bir kısmı çekim eki almıştır. Bildiğiniz gibi çekim ekleri sözcüğün yapısını ve anlamını değiştirmez.

2. Türemiş Sözcük

Yapım eki alan sözcüklerdir. Türemiş sözcükler cümledeki görevlerine göre belli türleri karşılar. Böylece sözcük hem yapı hem görevce adlandırılır; yani türemiş isim, türemiş sıfat, türemiş fiil…. gibi.

“Yeni bir kitaplık yaptırdık.”

cümlesindeki “kitaplık” sözcüğü türemiş isim,

“Solgun yüzünde bir ben vardı.”

cümlesindeki “solgun” sözcüğü türemiş sıfat,

“Bu bina geçen yıl yapıldı.”

cümlesindeki “yapıldı” sözcüğü de türemiş fiildir.

Türkçe sondan çekimli bir dildir, ekler daima sözcüğün sonuna eklenir. Bir sözcük sadece kökten türetilmez; gövdelerden de türetilebilir.

“Tanıdığın bir gözlükçü var mı?”

cümlesinde altı çizili sözcük “göz” isminden “gözlük”, “gözlük” isminden “gözlükçü” olmuştur. Görüldüğü gibi “-lük” eki sözcüğün köküne, “-çü” eki gövdesine eklenmiştir. Elbette sözcük yine türemiş bir isimdir.

3. Birleşik Sözcük

Birleşik sözcükleri birleşik isimler, birleşik sıfatlar ve birleşik fiiller olmak üzere ayrı ayrı inceleyeceğiz.

a. Birleşik isimler : İki farklı sözcüğün bir araya gelerek kendi anlamlarından az çok farklı bir anlam oluşturacak biçimde kaynaşmasıyla oluşan sözcüklerdir.

Birleşik isimler değişik şekillerde oluşabilir:

İsim tamlaması yoluyla : Hanımeli, ayakkabı, aslanağzı, Çanakkale…

Sıfat tamlaması yoluyla : Sivrisinek, karadul, Acıgöl, açıkgöz…

İki çekimli fiilin kaynaşması yoluyla : Çekyat, gelgit, biçerdöver, uyurgezer…

Bir isimle bir çekimli fiilin kaynaşması yoluyla : Mirasyedi, gecekondu, imambayıldı, bilgisayar, ateş kes, varyemez…

Birleşik isimlerin oluşumu sırasında sözcüklerin her ikisi anlamını kaybedebilir:

Aslanağzı : Bir çiçek adıdır. Ne aslanla, ne de aslanın ağzıyla bir ilgisi vardır.

Sözcüklerden sadece biri anlamını kaybetmiş olabilir.

Rüzgârgülü : Rüzgârda dönen pervane gibi bir nesnenin adıdır. Burada sadece “gül” sözcüğü kendi anlamını yitirmiştir.

Sözcüklerin her ikisi de kendi anlamlarında olabilir.

Ayakkabı : Her iki sözcük de kendi anlamındadır.

b. Birleşik sıfatlar : Sıfat görevinde bulunan söz öbeği kendi içinde isim tamlaması, sıfat tamlamaları sıfat gibi özellikler taşıyorsa, bu sıfatlara “birleşik sıfat” ya da “sıfat grubu” denir.

“Uzun boylu bir öğrenci seni sordu.”

cümlesinde altı çizili söz “öğrenci” isminin sıfatıdır. Bu sıfatı incelediğimizde “uzun boy” sıfat tamlamasına “- lu” eki getirilerek yeni bir sıfat oluşturulduğunu görürüz. Buna birleşik sıfat denir.

“Boyu uzun öğrenci seni sordu.”

örneğinde olduğu gibi bazen bu tür birleşik sıfatlarda isimle sıfatın yeri değiştirilip isme bir iyelik eki eklenir. Bu durumda sıfat “boyu uzun” biçiminde söylenir. Buna iyelik ekli sıfat grubu denir.

“El işi örtüyü masaya serdiler.”

cümlesinde “el işi” tamlaması belirtisiz bir isim tamlamasıdır ve “örtü” isminin sıfatı olarak kullanılmıştır. Bu da birleşik sıfattır.

Aşağıdaki altı çizili sözler de bileşik sıfat sayılır.

“Bu şehirde çelik kapılı evler çoğaldı.”

“İyi huylu kişiler çok sevilir.”

c. Birleşik filler : İki veya daha fazla sözün bir araya gelerek kendi anlamlarından farklı bir anlam verecek ve bir hareketi karşılayacak biçimde kalıplaşmasıyla oluşan fiillerdir.

Birleşik fiiller yapılışına göre üç grupta incelenebilir:

Yardımcı fiille yapılan birleşik fiiller : Bir yardımcı fiille ondan önce gelen ad soylu bir sözcükten oluşur.

Yardımcı fiil olarak “etmek, olmak, eylemek, kılmak” gibi fiiller kullanılır.

• Etmek

“Nerdeydin, seni merak ettik?”

“Babama biraz yardım ettim.”

“Aslında biraz daha sabretmeliydim.”

cümlelerinde altı çizili sözler birleşik fiildir. Bu fiillerde daha çok isim görevindeki sözcüğün anlamı hâkimdir.

“Etmek” yardımcı eylemi bazı cümlelerde kendi anlamında da kullanılabilir.

“Bu tablo iki yüz milyon etmez.”

cümlesinde “etmek” eylemi “değer, tutar” anlamında kullanılmıştır.

• Olmak

“Kendine dikkat et, hasta olma.”

“Bu sıralar havalar iyice soğuk oldu.”

“Çocuk olma lütfen, bu önemli bir konu.”

“Az önce buradaydı, nereye kayboldu bu çocuk?”

cümlelerinde altı çizili eylemler birleşik eylemdir.

“Olmak” yardımcı eylemi kendi anlamında da kullanılabilir.

“Benim de bazen hayallere daldığım olmuştur.”

“Olmak” fiilinin bileşik eylem yapıp yapmadığını anlamak için onu kendinden önceki sözcükle kullanabiliriz. Örneğin “doktor olmak” anlamlı bir fiildir de “daldığım olmak” anlamlı değildir.

Bunların dışında kullanılan “eylemek, kılmak” gibi yardımcı eylemler günümüzde yerlerini “etmek” eylemine bırakmışlardır.

Kurallı birleşik fiiller : Bunlar belli kurallara göre yapılan ve her biri özel bir adla karşılanan fiillerdir. Yardımcı eylemden önce bir fiil unsurunun getirilmesiyle yapılır. Dört grupta incelenir:

• Yeterlik Fiili

Yapmaya gücü yetmek anlamında olan bu fiilin yapılışı “fiil + a(e) + bilmek” şeklindedir.

“Seninle biraz konuşabilir miyiz?”

“Bu kitabı iki günde okuyabilirim.”

cümlelerinde altı çizili fiiller yeterlik fiilleridir. Bu fiilin olumsuzunda yardımcı eylem tamamen ortadan kalkar.

“Seninle biraz konuşamayız.”

“Bu kitabı iki dünde okuyamam.”

cümlelerinde altı çizili sözcükler yeterlik fiilinin olumsuz şekilleridir.

Görüldüğü gibi yardımcı eylem yoktur. Fiile “-ama-, -eme-” şeklinde bir ek getirilerek oluşturulmuştur.

• Tezlik fiili

Anlamında bir çabukluk ifadesi olan tezlik fiilinin yapılışı “fiil + ı (i, u, ü) + vermek” şeklindedir.

“Kardeşin buraya geliversin.”

“Bu konuyu bana anlatıver.”

cümlelerinde altı çizili fiiller tezlik fiilidir. Bu fiilin olumsuzu, az da olsa kullanılır:

“Kardeşimi çağırdımsa da gelivermedi.”

“O kadar rica ettim, konuyu anlatıvermedi.”

cümlelerindeki altı çizili fiiller tezlik fiilinin olumuz şekilleridir.

• Sürerlik Fiili

Anlamında bir devamlılık görülen bu fiilin yapılışı şu şekildedir:

Fiil + a(e) + kalmak
durmak
gelmek

“Herkes bu duruma şaşakaldı.”

“Sen çalışadur, ben dışarı çıkacağım.”

“Siz gidedurun, biz Kerem’i bekleyeceğiz.”

Sürerlik fiillerinin olumsuzları kullanılmaz.

• Yaklaşma Fiili

Anlamında “az kalsın olacaktı” ifadesi görülen bu fiilin yapılışı “fiil + a(e)+ yazmak” şeklindedir; yazı dilinde pek kullanılmaz, yerel bir söyleyiştir.

“Karşıdan karşıya geçerken düşeyazdım.”

cümlesinde altı çizili sözcük yaklaşma fiilidir.

Anlamca kaynaşmış birleşik fiiller : Belli bir yardımcı fiili olmayan, sözcüklerin kendi anlamları dışında bir anlam verecek biçimde kaynaştıkları birleşik fiillerdir.

Anlamca kaynaşmış birleşik fiillerin büyük çoğunluğunu deyimler oluşturur.

“Ben bu işe akıl erdiremedim.”

“Bilgi almak için görevliye başvurun.”

“Otoyolun çıkışında kaza meydana gelmiş.”

cümlelerinde altı çizili sözler birer anlamca kaynaşmış birleşik fiildir.


Comments